Obezite

Obezite insan vücudunda bulunan yağ kütlesinin, kas-kemik gibi yağsız kütleye oranla aşırı artması nedeniyle kişinin boyuna göre vücut ağırlığının sağlıklı seviyelerin üzerine çıkmasıdır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından da obezite vücutta sağlığı bozacak şekilde aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle obezite tanımlanırken yalnızca kişinin boyuna göre vücut ağırlığının yüksek olması yeterli değildir. Vücut ağırlığındaki bu orantısız artışın temel sebebinin yağ kütlesi olması obezite olarak tanımlanmaktadır. Doğru beslenme, insan hayatının devamı, vücudun büyümesi, dokuların yenilenmesi ve çalışması için çok önemlidir. Dengeli ve doğru beslenme sağlıklı vücut gelişimi için gerekli olan besinlerin yeteri kadar alınması yoluyla gerçekleşebilir.

Karnı doyurmak, can çektiği için yemek, stres bastırmak için yemek, açlığı bastırmak için yemek doğru beslenme değildir. Günümüzde toplumların beslenme şekilleri, porsiyonları ve günlük fiziksel aktiviteleri değiştiği için obezite çok daha sık görülmektedir. Bu nedenle obeziteden kaçınmak ve obeziteyi kontrol etmek için günlük fiziksel aktiviteler arttırılmalı, öğünler dengeli bir şekilde planlanmalı ve alınan enerji ile harcanan enerjinin dengede tutulması sağlanmalıdır.

Kimi durumlarda obezite beslenme bozukluğu dışında hormonal nedenlerle, genetik sebeplerle ya da başka diğer hastalıklar nedeniyle de kaynaklanabilmektedir. Bu gibi durumlar da göz önüne alınarak kilo kontrolü sağlayamayan kişilerin obezite kontrolü, tedavisi ve obezitenin başka diğer ciddi problemlere yol açmaması için doktora başvurması gerekmektedir.

Obezitenin altında yatan neden tespit edildikten sonra birçok farklı tedavi yöntemi ile obeziteye başarıyla müdahale edilebilmektedir. Her ne kadar günümüzde obezite tedavisi için birçok yöntem geliştirilmiş olsa da obezite ile mücadelede en önemli görev obeziteden henüz başlamadan korunmaktır.

Bu nedenle obeziteden korunmak için dengeli beslenme alışkanlığının oluşturulması ve yeterli fiziksel aktivite alışkanlığının edinilmesi çocukluk çağında başlamalıdır. Çocukluk çağında bu alışkanlıkların ve bilincin kazandırılabilmesi için ailenin, okulun ve çevrenin de dengeli beslenme ve fiziksel aktivite konularında yeterli bilgiye sahip olmaları gerekmektedir.

Obezite tedavisi zorlu, uzun süreli, hastanın yoğun katılımını gerektiren ve süreklilik gerektiren bir süreçtir. Ayrıca obezitenin temelinde birçok farklı problem yatabildiği gibi obezite de tek başına vücutta birçok başka probleme neden olabilmektedir. Bu nedenle obezite tedavisi hekim, diyetisyen ve fizyoterapist gibi farklı sağlık profesyonellerinden oluşan multidisipliner bir ekip tarafından yürütülmelidir.

Tedavi seçenekleri obezitenin altında yatan nedene bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Diyet tedavisi, ilaç tedavisi, egzersiz tedavisi, davranış değişikliği tedavisi, cerrahi tedavi gibi birçok farklı tedavi seçeneği mevcuttur. Bazı durumlarda farklı tedavi yöntemleri eşzamanlı ya da art arda uygulanabilmektedir. Hastanın istekli ve azimli bir şekilde katılımı, tedavinin sürekliliğinin sağlanması ve tedaviyi oluşturan ekibin doğru bir şekilde oluşturulması sayesinde günümüzde obezite başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Bu nedenle obezite durumda mutlaka doktora başvurulmalı, rastgele ilaç kullanımı, diyet, egzersiz gibi girişimlerde bulunumamalıdır.

Obezite Cerrahisi

Obezite Cerrahisi Vimfay Scaled

Obezite cerrahisi, beden kitle indeksi belirli bir sınırın üzerine olan obezite hastalarının tedavisinde uygulanabilen bir yöntemdir. Obezite cerrahisi, obezitenin tedavisinde diyet değişikliği, egzersiz programları, yaşam tarzı değişikliği vb. uygulamalarla iyileşme sağlanamadığında başvurulabilen bir yöntemdir. Beden kitle indeksi 40 ve üzerinde olan hastalar ile obeziteye eşlik eden farklı kronik hastalığı olan hastalar için cerrahi tedavi düşünülebilmektedir.

Obezite cerrahisinde uygulanan farklı ameliyat yöntemleri bulunmaktadır. Mide balonu, gastrik bypass ve tüp mide ameliyatları en sık uygulanan cerrahilerdir. Hastalarda hangi obezite cerrahisinin tercih edileceğine yapılan ön muayene ve testler aracılığıyla karar verilir. Mide balonu uygulaması endoskopik bir yöntemdir. Sedasyon altındaki hastanın midesine endoskopik olarak bir balon yerleştirilir ve midenin iç hacminin küçülmesi sağlanır. Midede en fazla bir yıl süreyle kalabilen mide balonu, yine endoskopik yöntemle çıkarılabilir. Gastrik bypass cerrahisi, midenin iki parçaya ayrılarak küçük parçanın işlevselliğine devam etmesinin sağlandığı bir yöntemdir. Küçük mide parçası, devamındaki duodenum bölümü bypass edilerek direkt ince bağırsaklara bağlanır. Kapalı cerrahi yöntemiyle uygulanan gastrik bypass cerrahisi en sık uygulanan yöntemlerden biridir. Ameliyat sonrasında hastanın beslenme düzeninin değişmesi ve ek vitamin takviyeleri kullanması gerekir. Tüp mide cerrahisi, midenin fundus kısmını da içeren büyük bir bölümünün çıkarılarak hacminin küçültülmesini hedefleyen bir yöntemdir. Hastaların ameliyat sonrası salgıladıkları açlık hormonunda da azalma sağlanır. Cerrahi kapalı yöntemle gerçekleştirilir ve hastaların post operatif olarak hastanede iki ya da üç gün izlenmesi gerekir. Ameliyat sonrası hastanın beslenme düzeni tamamen değiştirilerek yeni alışkanlıklar kazanması sağlanır. İki hafta yalnızca sıvı gıdalarla beslenmenin ardından iki hafta da yumuşak gıdalarla beslenilmesi gerekir. Ayrıca hastalar ameliyattan sonra tüm ömürleri boyunca küçük porsiyonlar tüketmelidir.

Obezite cerrahileri sıklıkla genel anestezi altında ve kapalı cerrahi yöntemle (laparoskopik) gerçekleştirilir. Ameliyat sonrasında hastanın gözlem amaçlı hastanede kalması istenir. Hasta, hastaneden taburcu edildikten sonra da tedavi süreci devam etmektedir. Bu süreçte ameliyatı gerçekleştiren doktorun, ameliyat sonrası beslenme planını düzenleyecek olan diyetisyenin ve bireylerin düzenli egzersiz alışkanlığı kazanmasını sağlayacak olan fizyoterapistlerin iş birliği içerisinde çalışması önemlidir.

Obezite

Obezite Vimfay

Obezite vücut yağ miktarının çok fazla artması ve vücut yağ oranının, yağsız vücut kütlesine karşılık aşırı yükselmesi sonucu kişinin boy uzunluğuna göre vücut ağırlığı düzeyinin sağlıklı seviyelerden yüksek olmasıdır. Obezite Vücut Kitle İndeksi adı verilen ve kişinin vücut ağırlığının kilogram olarak değerinin, boy uzunluğunun metre cinsinden değerinin karesine bölünmesi ile hesaplanmaktadır. Obezitenin aşamaları bu hesabın sonucuna göre belirlenmektedir.

Kişinin Vücut Kitli İndeksi 18.5 değerinin altında ise zayıf, 18.5 – 24.9 değerleri arasında ise normal, 25 – 29.9 değerleri arasında ise kilolu, 30 – 34.9 değerleri arasında ise obez ve 35 değerinin üzerinde ise kişinin yaşam süresini kısaltabilen ve ciddi hastalıklara sebep verebilecek olan morbid obezdir. Obezite tedavi edilmediği takdirde tüm vücut sistemlerine zarar verebilecek ciddi bir hastalıktır. Vücutta biriken aşırı yağ dokusu tüm vücudu etkileyecek sağılar salmaktadır ve bu tip kimi salgılar iştahı etkileyerek obeziteyi daha da tetiklemektedir. Böylelikle obezite hastaları hastalığı ilerletecek bir kısır döngüye girebilirler. Obezite beslenme bozuklukları, yaşam tarzı, psikolojik problemler, yetersiz fiziksel aktivite, hormonal hastalıklar gibi birçok farklı sebeple meydana gelebilmektedir. Obezitenin altında yatan sebebin tespiti, obezitenin tedavi süreci için önemlidir.

Obezite vücudun hemen hemen her sistemini etkileyebildiği için ve çok farklı sebeplere bağlı olarak gelişebildiği için tedavi sürecinde de endokrinoloji uzmanı, psikiyatri uzmanı, kardiyoloji uzmanı, genel cerrah, diyetisyen, fizyoterapist gibi birçok farklı alanda sağlık profesyonelinin ortak bir şekilde çalışması gerekmektedir. Obezitenin altında yatan sebebin tespit edilmesi doğrultusunda hastaya beslenme programı, egzersiz, yaşam tarzı değişiklikleri, ilaç tedavisi ve gerektiğinde cerrahi tedavi uygulanabilir.

Morbid obezite ölümcül hastalıklara sebep olabildiği ve hastanın yaşam süresini kısaltabildiği için ilk tedavi seçeneği olarak diyet tedavisi uygulansa da diyet tedavisinin 2 kez başarısız olduğu durumda bu tedaviye devam edilmemelidir. Bu gibi durumlarda en etkili tedavi obezite cerrahisidir ve cerrahinin gecikmemesi hastanın hayati tehlikesinin kontrol edilebilmesi açısından önemlidir. Obezite günümüzde yaygın görülen ve hareketsiz yaşam tarzı, dengesiz beslenme gibi nedenlerle her geçen artan bir hastalıktır. Obezite ciddi bir hastalık olsa dahi günümüzde obeziteye yönelik birçok tedavi seçeneği bulunmaktadır ve kontrol edildiği takdirde hastalar sorunsuz bir yaşam sürebilmektedirler.