Dermatoloji

Dermatoloji, deri ve deri ekleri (saç, tırnak, ter bezleri) ile mukozanın hastalıkları ile ilgilenen tıp dalıdır. Deri, vücudun en büyük organıdır. Derinin fonksiyonları güneşten gelen ultraviyole ışınlarının filtrelenmesi, vücut sıcaklığının korunması ve su dengesinin sağlanmasıdır. Deri hastalıkları genellikle kozmetik problemlere yol açan hastalıklardır. Deri hastalıklarının tanı ve tedavisinde deri biyopsisi, dermatoskopik görüntüleme, kriyoterapi, allerji testleri ve fototerapi gibi yöntemler kullanılır. Ayrıca dermatoloji dermatolojik cerrahi ve kozmetik dermatoloji olmak üzere iki başlık altında incelenir. Dermatolojik cerrahi alanı deri biyopsilerini, tırnak çekilmesini, deri tümörlerinin tedavisini ve benlerin alınması gibi prosedürleri kapsamaktadır. Kozmetik dermatoloji alanı ise botolinum toxin (botoks), lazer epilasyon, dolgu ve saç ekimi gibi uygulamaları kapsamaktadır.

Akne

Akne Vimfay

Akne, deri üzerinde yer alan kıl kökleri yağ ve ölü deri hücreleriyle tıkandığı zaman ortaya çıkan bir cilt problemidir. Her yaştan insanı etkileyebile bir problem olmakla birlikte genç popülasyonda daha yaygındır. Akne belirtileri, problemin seviyesine bağlı olarak değişiklik gösterir. Kapalı tıkalı gözenekler (beyaz noktalar), açık tıkalı gözenekler (siyah noktalar), küçük kırmızı hassas şişlikler, uçlarında iltihap bulunan şişlikleri derinin altında büyük sert ağrılı nodüller ve derinin altında ağrılı iltihap dolu kistik lezyonlar aknenin en sık görülen belirtilerindendir.

Akne problemine neden olan dört ana faktör fazla sebum (yağ) üretimi, bakteri, inflamasyon, yağ ve ölü deri hücreleri sebebiyle tıkanmış kıl kökleri olarak sıralanabilir. Akne tipik olarak yüz, alın, göğüs, sırtın üst kısmı ve omuzlarda görülür. Bu dağılımın sebebi vücudun bu bölgelerinde sebasöz bezlerin (yağ bezlerinin) daha yoğun olmasıdır. Kıl folikülleri de bu sebasöz bezlere bağlıdır. Kıl folikülleri tıkanıklık sonucu şişebilir ve beyaz noktalar oluşturabilir. Bu beyaz noktalar deri yüzeyine açılabilir veya koyulaşarak siyah noktaları oluşturabilir. Siyah noktalar gözeneklerde biriken kir gibi görünür ancak bu görüntünün esas sebebi beyaz noktaların havaya maruz kaldığında kahverengiye dönüşen bakteriler ve sebum ile tıkanmasıdır. Nodüller (sivilceler), kıl kökleri iltihaplandığında veya bakterilerle enfekte olduğunda gelişen merkezi beyaz çevresi kırmızı görünümlü şişliklerdir. Kıl foliküllerinin derinindeki tıkanıklıklar ve iltihaplanma, cilt yüzeyinin hemen altında kistik lezyonlar oluşturur.

Akne problemine ilişkin yüksek risk faktörleri hormonal değişiklikler, bazı ilaçların kullanımı, karbonhidrattan zengin diyet ve stres olarak belirlenmiştir. Populasyonda yaygın olan düşüncenin tersine, çikolata ve yağlı yiyeceklerin tüketimi, hijyen problemleri ve düzenli olarak temizlendiği sürece kozmetik malzemelerinin kullanımının akne üzerine etkisi oldukça azdır.

Akne problemi olan hastalar genellikle evde yapılan bakıma yanıt vermeyen akneleri olduğunda kliniğe başvurmaktadır. Ayrıca ileri yaşta ani başlangıçlı, şiddetli akne durumu altta yatan ve tıbbi müdahale gerektiren bir hastalığa işaret edebilir.

Akne tedavisi, aknenin tipine, yaygınlığına ve hastanın yaşına göre değişiklik gösterir. Aknenin medikal tedavisinde antibiyotikler, retinoidler ve benzoil peroksit gibi ilaçlar kullanılır. Daha büyük kistik lezyonlar drenaj yöntemiyle tedavi edilebilir.

Saç ve Saçlı Deri Hastalıkları

Sac Deri Hastaliklari Vimfay

Saç ve saçlı deri hastalıkları, çoğunlukla bireylerin dış görünüşünü etkileyen kozmetik problemler olarak görülür. Sık görülen saç hastalıkları saç dökülmesi, kepek, seboreik dermatit, beşik kapağı, saç bitleri,

Saç dökülmesinin birçok türü vardır. Alopesi areata, immun sistemin saç köklerine saldırması sonucu saçların dökülmesi durumudur. Traksiyon alopesi, at kuyruğu, örgü veya koruyucu kask kullanımına bağlı olarak sürekli traksiyona maruz kalan saçların kademeli olarak dökülmesi durumudur. Saç dökülmesinin tedavisi dökülmenin tipine ve sebebine bağlı olarak değişiklik gösterir. Kalıcı saç dökülmesine neden olan ve kıl foliküllerini hasarlayan saç hastalıklarında saç ekimi cerrahileri gerçekleştirilebilir.

Kepek, ölü saçlı derinin dökülmesiyle ortaya çıkan bir problemdir. Sebebi tam olarak bilinmemekle beraber mantar enfeksiyonundan kaynaklanabileceği bildirilmiştir. Kepek probleminin kesin bir tedavisi yoktur. Ancak içeriğinde kömür katranı, salisilik asit, selenyum sülfür veya ketokonazol bulunan şampuanların kullanılması önerilir.

Seboreik dermatit, kepekte daha ciddi bir saçlı deri problemidir. Kafa derisi kızarmış ve yağlı görünümdedir. Saçlı deri dışında kaşların arasında, burun derisinde, kulakların çevresinde kızarık yağlı kabuklu pullanma görülebilir.

Beşik kapağı, altı aydan küçük bebeklerde görülen seboreik dermatit tipidir. Bebeğin kafa derisinde, ensesinde ve kulak çevresinde görülebilir. Tedavisinde bebeğin kafasının bebek cildine uygun bir şampuanla düzenli olarak yıkanması önerilir.

Saç bitleri, kanla beslenen küçük kanatsız böceklerdir. Kafa derisine yerleşen bitlerin dişi olanları yumurtalarını saçların arasına bırakırlar. Saç bitlerinin tedavisinde, özel olarak geliştirilmiş şampuanlar ve ince dişli taraklar kullanılır. Bitlerin tamamen temizlendiğinden emin olmak için 2 veya 3 hafta süreyle takip önerilir.

Saçkıran hastalığı, saçlı deride yuvarlak, pul pul, kırmızı döküntüler ve saçsız alanlar bırakan bulaşıcı bir enfeksiyondur. Yakın temas, şapka, kıyafet, havlu ve tarak paylaşımı bulaşma yollarındandır. Tedavisinde ilaçlar ve mantar önleyici şampuanlar kullanılır.

Folikülit, içerisinde saç köklerini bulunduran folikül keselerinin iltihaplanması durumudur. Genellikle saç köklerine yerleşen bakterilerden kaynaklanır. Tedavisinde antibiyotik kullanımı ve bölgenin serin, temiz ve kuru tutulması önerilir.

Sedef hastalığı, vücudun sürekli yeni cilt hücresi üretmesine bağlı olarak sıklıkla kafa derisinde görülen kaşıntılı, ağrılı, kalın kabuklu pulların görüldüğü hastalıktır. Tedavisinde sıklıkla streoid kremler, katran veya salisilik asit içeren şampuanlar, ultraviyole ışın uygulaması kullanılır.

Mantar Hastalıkları

Mantar Hastaliklari Vimfay

Mantar hastalıkları, sık karşılaşılan bulaşıcı enfeksiyon hastalıklarından biridir. Normal şartlar altında vücudun doğal yapısında bulunan mantarlar ve bakteriler, aralarında bulunan dengenin bozulması sonucu aşırı üremeye başlarlar. Herhangi bir sebeple vücut bütünlüğünün bozulması durumunda çoğalan mantarlar vücut içerisine girerek enfeksiyon odağı oluştururlar. Deride kızarıklık, döküntü, kaşıntı ve iltihaplanmaya sebep olan mantar enfeksiyonları en sık ayak, tırnak, kasık bölgesi, vajina ve saçlı deri olmak üzere vücutta farklı yerlerde görülebilir. Mantar enfeksiyonlarının erken dönemlerinde sınırları belirlidir ancak zaman içerisinde yakın ya da uzak diğer vücut bölümlerine yayılım gösterebilir. Mantar enfeksiyonlarının görülme sıklığını arttıran risk faktörleri obezite, diyabet, hamilelik ve immun sistemi etkileyen hastalıklar olarak sıralanabilir. Mantar türleri, nemli ve sıcak koşullarda çoğalarak enfeksiyona sebep olurlar. Enfeksiyonun genel bulguları deride yuvarlak şekilli kızarıklık, renk değişikliği, pullanma, iltihaplanma ve geçmeyen kaşıntıdır. Mantar hastalıkları tuttuğu alana göre farklı tiplerde görülür.

Tırnak mantarı (onikomikoz), sıklıkla ayak tırnaklarında görülür ve tırnakta kalınlaşma, renk değişikliği ve şekil bozukluğu gibi bulgular gösterir. Bir tırnaktan başlayıp diğer tırnaklara yayılım gösterebilir. Ayak mantarı (tinea pedis), ayak taban derisinde kalınlaşma ve küçük parmağa yakın tarafta nemlenme bulgularıyla ortaya çıkar. Bulgulara ileri dönemde koku ve çatlaklar da eşlik eder. Vajinal mantar (kandidiazis), kadın dış genital organlarında (vulva) ve vajinada görülen mantar enfeksiyonudur. Hastalar sıklıkla şiddetli kaşıntı şikayetiyle kliniğe başvururlar.Saç mantarı (tinea capitis), saçlı deriyi ve saçı etkileyen mantar enfeksiyonudur. Kızarıklık, iltihaplanma, kaşıntı, kepeklenme gibi bulgularla seyreder. Vücut mantarı (tinea corporis), saçlı deri, tırnak, el ve ayak gibi özel alanlar hariç tüm vücutta ortaya çıkabilen mantar enfeksiyonudur.

Mantar enfeksiyonu tanısı, bölgeden alınan deri örneğinin laboratuvar testleri ile incelenmesiyle konulur. Tedavisinde genellikle özel olarak üretilmiş ilaçlar, kremler ve şampuanlar kullanılır. Mantarlar uygun şartlar altında oldukça hızlı çoğalabildikleri için medikal tedavinin düzenli olarak kullanılması önemlidir. Tedavi süresi mantarın türüne ve lokalizasyonuna göre değişmektedir.

Diyabet tanısı alan hastalarda ayak bölgesinde görülen mantar enfeksiyonunun takibi oldukça önemlidir. Gözden kaçırılan ya da tedavisi aksatılan bir mantar enfeksiyonu, diyabetik ayak olarak adlandırılan ve hafif duyu bozukluğundan ampütasyona kadar geniş bir yelpazede incelenen rahatsızlıklara neden olabilir.