vimfay.®
GirişBaşvuru
Tamamlayıcı & Estetik

Obezite ve Metabolik Cerrahi

Tüp mide ve bariatrik cerrahide bütünsel planlama.

Bölüm Hakkında

Obezite Nedir?

Obezite, insan vücudunda bulunan yağ kütlesinin, kas-kemik gibi yağsız kütleye oranla aşırı artması nedeniyle kişinin boyuna göre vücut ağırlığının sağlıklı seviyelerin üzerine çıkmasıdır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından da obezite, vücutta sağlığı bozacak şekilde aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle obezite tanımlanırken yalnızca kişinin boyuna göre vücut ağırlığının yüksek olması yeterli değildir. Vücut ağırlığındaki bu orantısız artışın temel sebebinin yağ kütlesi olması obezite olarak tanımlanmaktadır. Doğru beslenme, insan hayatının devamı, vücudun büyümesi, dokuların yenilenmesi ve çalışması için önemlidir. Dengeli ve doğru beslenme, sağlıklı vücut gelişimi için gerekli olan besinlerin yeteri kadar alınması yoluyla gerçekleşebilir.

Karnı doyurmak, canı çektiği için yemek, stres bastırmak için yemek ya da açlığı bastırmak için yemek doğru beslenme yaklaşımları değildir. Günümüzde toplumların beslenme şekilleri, porsiyonları ve günlük fiziksel aktiviteleri değiştiği için obezite daha sık görülebilmektedir. Bu nedenle obeziteden kaçınmak ve obeziteyi kontrol altında tutmak için günlük fiziksel aktivitelerin artırılması, öğünlerin dengeli planlanması ve alınan enerji ile harcanan enerjinin dengede tutulması önerilmektedir.

Kimi durumlarda obezite, beslenme bozukluğu dışında hormonal nedenlerle, genetik sebeplerle ya da başka hastalıklar nedeniyle de ortaya çıkabilmektedir. Bu gibi durumlar göz önüne alındığında, kilo kontrolü sağlayamayan kişilerin obezitenin değerlendirilmesi ve olası ilişkili sağlık sorunlarının erken fark edilmesi açısından bir hekime başvurması önerilir.

Obezitenin altında yatan neden tespit edildikten sonra farklı tedavi yöntemleriyle obeziteye müdahale edilebilmektedir; tedaviye yanıt kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Günümüzde obezite tedavisi için birçok yöntem geliştirilmiş olsa da obezite ile mücadelede öncelikli hedef, obezitenin oluşmadan önlenmesidir.

Bu nedenle obeziteden korunmak amacıyla dengeli beslenme alışkanlığının oluşturulması ve yeterli fiziksel aktivite alışkanlığının edinilmesinin çocukluk çağında başlaması önerilir. Çocukluk çağında bu alışkanlıkların ve bilincin kazandırılabilmesi için ailenin, okulun ve çevrenin de dengeli beslenme ve fiziksel aktivite konularında yeterli bilgiye sahip olması gerekmektedir.

Obezite tedavisi zorlu, uzun süreli, hastanın yoğun katılımını gerektiren ve süreklilik isteyen bir süreçtir. Ayrıca obezitenin temelinde birçok farklı problem yatabildiği gibi obezite de tek başına vücutta birçok başka soruna zemin hazırlayabilmektedir. Bu nedenle obezite tedavisinin hekim, diyetisyen ve fizyoterapist gibi farklı sağlık profesyonellerinden oluşan multidisipliner bir ekip tarafından yürütülmesi önerilmektedir.

Tedavi seçenekleri, obezitenin altında yatan nedene bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Diyet tedavisi, ilaç tedavisi, egzersiz tedavisi, davranış değişikliği tedavisi, cerrahi tedavi gibi farklı tedavi seçenekleri mevcuttur. Bazı durumlarda farklı tedavi yöntemleri eşzamanlı ya da art arda uygulanabilmektedir. Hastanın istekli ve düzenli katılımı, tedavinin sürekliliğinin sağlanması ve tedavi ekibinin doğru şekilde oluşturulması, obezite yönetiminde önemli unsurlardır. Obezite durumunda bir hekime başvurulması, rastgele ilaç kullanımı, diyet veya egzersiz girişimlerinden kaçınılması önerilir.

Obezite Cerrahisi

Obezite cerrahisi, beden kitle indeksi belirli bir sınırın üzerinde olan obezite hastalarının tedavisinde uygulanabilen yöntemlerden biridir. Obezite cerrahisi, diyet değişikliği, egzersiz programları, yaşam tarzı değişikliği gibi uygulamalarla yeterli iyileşme sağlanamadığı durumlarda değerlendirilebilen bir seçenektir. Beden kitle indeksi 40 ve üzerinde olan hastalar ile obeziteye eşlik eden farklı kronik hastalığı bulunan hastalar için cerrahi tedavi hekim tarafından değerlendirilebilir.

Obezite cerrahisinde uygulanan farklı ameliyat yöntemleri bulunmaktadır. Mide balonu, gastrik bypass ve tüp mide ameliyatları sık uygulanan cerrahi yöntemler arasındadır. Hastada hangi obezite cerrahisinin uygun olacağına, yapılan ön muayene ve testler doğrultusunda ilgili hekim karar verir. Mide balonu uygulaması endoskopik bir yöntemdir. Sedasyon altındaki hastanın midesine endoskopik olarak bir balon yerleştirilir ve midenin iç hacminin küçülmesi sağlanır. Midede en fazla bir yıl süreyle kalabilen mide balonu, yine endoskopik yöntemle çıkarılabilir. Gastrik bypass cerrahisi, midenin iki parçaya ayrılarak küçük parçanın işlevselliğine devam etmesinin sağlandığı bir yöntemdir. Küçük mide parçası, devamındaki duodenum bölümü bypass edilerek doğrudan ince bağırsaklara bağlanır. Kapalı cerrahi yöntemiyle uygulanan gastrik bypass cerrahisi sık uygulanan yöntemlerden biridir. Ameliyat sonrasında hastanın beslenme düzeninin değişmesi ve ek vitamin takviyeleri kullanması gerekebilir. Tüp mide cerrahisi, midenin fundus kısmını da içeren büyük bir bölümünün çıkarılarak hacminin küçültülmesini hedefleyen bir yöntemdir. Hastalarda ameliyat sonrası salgılanan açlık hormonunda azalma gözlenebilir. Cerrahi kapalı yöntemle gerçekleştirilir ve hastaların ameliyat sonrası hastanede iki ya da üç gün izlenmesi gerekebilir. Ameliyat sonrası hastanın beslenme düzeninin değiştirilerek yeni alışkanlıklar kazanması hedeflenir. Genellikle iki hafta yalnızca sıvı gıdalarla beslenmenin ardından iki hafta da yumuşak gıdalarla beslenme önerilir. Ayrıca hastaların ameliyattan sonra uzun vadede küçük porsiyonlar tüketmesi önerilmektedir.

Obezite cerrahileri sıklıkla genel anestezi altında ve kapalı cerrahi yöntemle (laparoskopik) gerçekleştirilir. Ameliyat sonrasında hastanın gözlem amaçlı hastanede kalması istenir. Hasta, hastaneden taburcu edildikten sonra da tedavi süreci devam etmektedir. Bu süreçte ameliyatı gerçekleştiren hekimin, ameliyat sonrası beslenme planını düzenleyecek diyetisyenin ve düzenli egzersiz alışkanlığı kazandırılmasına destek olacak fizyoterapistin iş birliği içinde çalışması önemlidir.

Obezite ve Vücut Kitle İndeksi

Obezite, vücut yağ miktarının artması ve vücut yağ oranının yağsız vücut kütlesine kıyasla yükselmesi sonucu kişinin boy uzunluğuna göre vücut ağırlığı düzeyinin sağlıklı seviyelerin üzerinde olmasıdır. Obezite, Vücut Kitle İndeksi (VKİ) adı verilen ve kişinin kilogram cinsinden vücut ağırlığının, metre cinsinden boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle hesaplanan bir ölçüt kullanılarak değerlendirilir. Obezitenin aşamaları bu hesabın sonucuna göre sınıflandırılmaktadır.

Genel kabul gören sınıflandırmaya göre Vücut Kitle İndeksi 18,5 değerinin altında ise zayıf, 18,5–24,9 arasında ise normal, 25–29,9 arasında ise kilolu, 30–34,9 arasında ise obez, 35 değerinin üzerinde ise morbid obezite olarak değerlendirilir; morbid obezite, ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilen ve dikkatli takip gerektiren bir tablodur. Obezite, uygun şekilde değerlendirilip yönetilmediğinde vücut sistemlerini etkileyebilen bir sağlık sorunudur. Vücutta biriken aşırı yağ dokusu, tüm vücudu etkileyen çeşitli salgılar üretebilmektedir ve bu salgılardan bazıları iştahı etkileyerek obeziteyi tetikleyebilir. Bu nedenle obezite hastalarında hastalığı ilerletebilecek bir kısır döngü oluşabilir. Obezite; beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzı, psikolojik etkenler, yetersiz fiziksel aktivite, hormonal hastalıklar gibi birçok farklı nedenle ortaya çıkabilmektedir. Obezitenin altında yatan sebebin tespiti, tedavi sürecinin planlanması açısından önemlidir.

Obezite, vücudun birçok sistemini etkileyebildiği ve farklı nedenlere bağlı gelişebildiği için tedavi sürecinde endokrinoloji uzmanı, psikiyatri uzmanı, kardiyoloji uzmanı, genel cerrahi uzmanı, diyetisyen, fizyoterapist gibi farklı alanlardan sağlık profesyonellerinin ortak çalışması önerilmektedir. Altta yatan sebebin tespit edilmesi doğrultusunda hastaya beslenme programı, egzersiz, yaşam tarzı değişiklikleri, ilaç tedavisi ve gerektiğinde cerrahi tedavi seçenekleri hekim tarafından değerlendirilebilir.

Morbid obezite, ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiği için tedavi planlamasında dikkatli değerlendirme gerektirir; ilk aşamada diyet tedavisi denenebilir, ancak diyet tedavisinin tekrarlayan şekilde yetersiz kaldığı durumlarda hekim, farklı tedavi seçeneklerini gündeme getirebilir. Bu gibi durumlarda obezite cerrahisi, değerlendirilebilecek etkili tedavi seçeneklerinden biri olarak öne çıkabilmektedir ve tedavi kararının zamanında alınması, ilişkili sağlık risklerinin yönetimi açısından önemlidir. Obezite, günümüzde hareketsiz yaşam tarzı ve dengesiz beslenme gibi nedenlerle sıklığı artan bir sağlık sorunudur. Obezite ciddiyetini koruyan bir hastalık olmakla birlikte, günümüzde çeşitli tedavi seçenekleri mevcuttur ve uygun takip ile hastaların yaşam kalitesinde iyileşme sağlanabilmektedir. Kişiye özel değerlendirme ve tedavi planlaması için hekiminize danışmanız önerilir.

Sık Sorulan Sorular

Obezite cerrahisine kimler aday olabilir? Beden kitle indeksi 40 ve üzeri olan kişiler ile obeziteye eşlik eden kronik hastalığı bulunan bazı hastalar cerrahi tedavi açısından hekim tarafından değerlendirilebilir. Kesin uygunluk, ön muayene ve testler sonucunda belirlenir.

Mide balonu, tüp mide ve gastrik bypass arasındaki fark nedir? Mide balonu geçici ve endoskopik bir uygulamadır; tüp mide ve gastrik bypass ise kalıcı yapısal değişiklik oluşturan cerrahi yöntemlerdir. Hangi yöntemin uygun olduğuna hekim, hastanın klinik durumuna göre karar verir.

Obezite cerrahisi sonrası nelere dikkat edilmelidir? Ameliyat sonrası beslenme düzeninin kademeli olarak değiştirilmesi, önerilen vitamin/mineral takviyelerinin kullanılması ve düzenli tıbbi takibe devam edilmesi önemlidir. Süreç, hekim ve diyetisyen iş birliğiyle yürütülmelidir.

---

Vimfay ile Obezite ve Metabolik Cerrahi Koordinasyonu

Vimfay, tedavi veya cerrahi işlem uygulayan bir sağlık kuruluşu değil; hasta ile sağlık hizmeti sunan kurumlar arasında koordinasyon ve danışmanlık desteği sunan aracı bir kuruluştur. Obezite ve metabolik cerrahi alanında değerlendirme talep eden kişiler için Vimfay; randevu planlama, ilgili hekim ve sağlık kurumlarıyla iletişim, seyahat ve süreç organizasyonu gibi konularda destek sağlar. Tanı, tedavi yöntemi ve cerrahi kararı tamamen ilgili hekimin klinik değerlendirmesine aittir; Vimfay herhangi bir tedavi sonucu, iyileşme süresi veya fiyat garantisi vermez. SGK veya özel sigorta kapsamına ilişkin güncel ve resmi bilgiler için ilgili kurumların resmi kaynaklarından (SGK, e-Devlet vb.) teyit alınması önerilir.

Süreç nasıl işler?

Şikâyetinizi iletirsiniz, tıbbi ekibimiz ön değerlendirme yapar, uygun uzman ve akredite merkezi belirleyip şeffaf bir tedavi planı ve teklif sunar.

Neler dahil?

Tıbbi koordinasyon, randevu ve merkez organizasyonu, seyahat & transfer, konaklama, tercüman ve tedavi sonrası uzaktan takip.

Bu birime hizmet veren kurumlar