Pektus Karinatum (Güvercin Göğsü) Tedavisi
Göğüs duvarında kıkırdak yapının anormal büyümesiyle oluşan güvercin göğsü hastalığının belirtileri, cerrahi ve korse tedavi yöntemleri anlatılıyor.
Pektus Karinatum (Güvercin Göğsü) Tedavisi
Pektus Karinatum, halk arasında güvercin göğsü olarak adlandırılan, kunduracı göğsü hastalığından sonra en sık görülen, göğüs duvarında meydana gelen bozukluktur. İnsan vücudundaki kaburga ve Sternum arasında bulunan kaburganın, kıkırdak yapısında anormal şekilde büyüme oluşmasıdır. Sternum ise halk arasında iman tahtası olarak bilinmektedir.
Göğüs duvarındaki bariz bir çıkıntı şeklinde görülmektedir. Genel olarak iman tahtasındaki kostal kıkırdaklarda meydana gelir. Bazı hastalarda iki taraflı bazı hastalarda tek taraflı şekilde oluştuğu da görülmektedir.
Güvercin göğsü hastalığına sebep olan kıkırdaktaki anormal büyümeler ergenlık döneminde, ortalama 11-15 yaş aralığındaki çocuklarda ortaya çıkar. Bu hastalık erkeklerde daha sık görülmektedir.
Güvercin Göğsü Belirtileri Nelerdir?
- Kişide göğüs ağrısı veya spor yapmaya bağlı nefes darlığı yaşanmaktadır.
- Kişi yüz üstü yatarken, göğüs ağrısı yaşar veya göğüs kısmında hassasiyet oluşur.
- Şaşırtıcı olmakla birlikte her 4 kişiden 1’inde astımın belirtilerini verir.
- Kişi bu değişik görünüm sebebiyle, psikolojik olarak olumsuz etkilenmektedir.
- Akciğer şikayetleri oluşmaktadır.
- Bu hastalıkta netleştirilmiş fazla bir belirti olmamakla birlikte yoğun araştırmalar devam etmektedir.
Pektus Karinatum Tipleri Nelerdir?
Pektus karinatum, göğüs kemiğinin (sternum) normalden daha fazla dışa çıkması ile karakterize, göreceli olarak sık rastlanan bir durumdur. Şiddeti hafif düzeyden ileri düzeye kadar değişebilir. Hafif vakalarda sternumdaki çıkıntı zar zor fark edilirken, ileri vakalarda çıkıntı nefes alma ve kalp fonksiyonlarını etkileyecek kadar belirgin olabilir.
Pektus karinatumun iki temel tipi bulunmaktadır:
- Kondrogladiolar Pektus Karinatum: En sık görülen tiptir. Kaburgaları sternuma bağlayan kıkırdak dokusunun anormal büyümesinden kaynaklanır.
- Kondromanubrial Pektus Karinatum: Daha az görülen bir tiptir. Sternumu kaburgalara bağlayan kıkırdak dokusunun anormal büyümesinden kaynaklanır.
Bazı durumlarda pektus karinatum, genetik ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonundan da kaynaklanabilmektedir.
Pektus Karinatum Nasıl Teşhis Edilir?
Pektus karinatum, öncelikle fiziksel muayene ile teşhis edilebilir. Doktor göğsü inceleyerek sternumun karakteristik dışa çıkıntısını değerlendirir. Diğer durumları ayırt etmek amacıyla akciğer grafisi veya bilgisayarlı tomografi (BT) gibi ek tetkikler de istenebilir.
Teşhis sürecinde kullanılabilecek testlerden bazıları şunlardır:
- Akciğer Grafisi (Röntgen): Göğsün şeklini ve sternum çıkıntısının boyutunu gösterebilen, basit ve ağrısız bir tetkiktir.
- Bilgisayarlı Tomografi (BT): Göğüs yapısı hakkında daha ayrıntılı bilgi sağlayan, daha detaylı bir görüntüleme yöntemidir.
- Ekokardiyografi: Ses dalgaları kullanılarak kalbin görüntülendiği bu test, pektus karinatuma bağlı olası kalp sorunlarının değerlendirilmesinde kullanılabilir.
Şikayet ve belirtilerin fark edilmesi durumunda bir doktora başvurulması, doğru teşhis ve uygun tedavi seçeneklerinin belirlenmesi açısından önemlidir.
Güvercin Göğsü Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Güvercin göğsü sık görülen bir hastalık değildir. Fakat ergenliğin ilk dönemlerinde kendisini belli ettiği için tedavi edilmesi olanaklı bir hastalıktır. Bu hastalık, hastalığın ciddiyetine ve hastanın durumuna göre tedavi edilmektedir. Bu tedavi cerrahi ve korse ile iki şekilde yapılır.
Cerrahi Tedavi ;bu tedavide hastaya modifiye ravitch ameliyatı uygulanmaktadır. Bu ameliyat için kişinin şikayetçi olduğu göğüs bölgesine kesi atılmaktadır. Sağlıksız bir şekilde büyümüş olan kıkırdak çıkarılır ve göğüs bölgesi geriye doğru itilir. Bazı durumlarda doktor gerek gördüğü takdirde göğüs üzerine metal bar geçici olarak yerleştirilir.
Ciddi ve yoğun ağrılar ile seyreden bu ameliyat sonrasında, hastanın durumuna göre hastanede yatış süresi planlanır. Bu yatış süresini hastada var olan ağrılar da değiştirmektedir.
Cerrahi tedavi olan bir diğer yöntem ise Abramson Ameliyatıdır. Bu ameliyat sırasında göğüse büyük kesiler atılmazken, açılan minik kesilerden girilerek ameliyat işlemi yapılır. Bu ameliyat hastanın durumuna bağlı olarak 30-45 dakika kadar sürmektedir ve hasta genel anestezi etkisi altında olur.
Bu ameliyat işleminden sonra hastanede kalma süresi 4-5 gün olmakla beraber hastanın durumuna göre değişiklik gösterebilir. Kişi ani hareketlerden kaçınmalıdır. 2-3 hafta sonra hasta doktorun da onayıyla normal hayata dönebilir. Yine hasta çocuk ise doktorun onayıyla 2-3 hafta sonra okula başlayabilir.
Korse Tedavisi;tercih edilen bir diğer yöntem ise korse tedavisidir. Hastaya giydirilen korse, arkadan kaburgalara, önden iman tahtasına baskı yaparak, göğsün normal pozisyonuna gelmesi amaçlanmaktadır.
Hasta 2 yıl boyunca günde 18-20 saat arası korseyi takmalıdır. doktorların tavsiye ettiği gibi sadece duş alırken ve spor yaparken çıkarılmalıdır. Aksini söylemediği takdirde doktorun söylediği şeyler harfiyen yapılmalıdır.
Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci Nasıl İlerler?
İyileşme süresi kişiden kişiye çeşitli faktörlere bağlı olarak farklılık gösterebilir. Genel olarak beklenebilecek süreç şu şekildedir:
- Ameliyat Sonrası İlk Günler: Ameliyattan hemen sonra hasta, gözlem ve ağrı yönetimi amacıyla birkaç gün hastanede kalır. Bu süreçte ağrı, şişlik ve rahatsızlık hissi görülebilir.
- İlk Haftalar: Ameliyatı takip eden haftalarda hareket kabiliyeti kademeli olarak geri kazanılır ve ağrı azalmaya başlar. Cerrah, ameliyat bölgesinin bakımı ve rahatsızlığın yönetimi konusunda hastayı yönlendirir.
- İlk Ay: İlk ayın sonunda hasta, yürüme ve hafif germe hareketleri gibi düşük tempolu aktivitelere dönebilir. Komplikasyonları önlemek amacıyla cerrahın önerilerine dikkatle uyulmalıdır.
- 3-6 Ay: Ameliyattan sonraki üç ile altı ay içinde çoğu kişi orta düzeyde fiziksel aktivitelere dönebilir. Cerrah veya fizyoterapist tarafından belirlenen bir rehabilitasyon planına uyulması iyileşme sürecini destekler.
- 6-12 Ay: Tam iyileşme genellikle ameliyattan sonraki altı ile on iki ay içinde gerçekleşir. Bu süre zarfında göğüs bölgesindeki güç ve esneklik kazanılır, ameliyat izleri de zamanla daha az fark edilir hâle gelir.
Güvercin Göğsü Büyür Mü ?
Güvercin göğsü hastalığı doğuştan olmakla beraber daha küçük yaşlarda da kendisini belli etmektedir. Genellikle çocuklarda görülen bu hastalık, çocukların kemik gelişimi ve büyümesi tamamlanmadığından, çocukla beraber büyüme eğilimindedir.
1-2 yaşlarda ameliyat edilebilir fakat önerilmemektedir. Genellikle ergenlik döneminde veya 7-8 yaşlarında gibi daha erken dönemlerde ameliyat yapılmaktadır.
Güvercin Göğsü Kendiliğinden Geçer Mi ve Yaşla Birlikte Kötüleşir Mi?
Pektus karinatum, özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde fark edilen, doğumsal bir durumdur. Bu dönemde bazı vakalarda vücudun büyümesi ve gelişmesiyle birlikte göğüs duvarı doğal olarak yeniden şekillenebilir ve çıkıntının belirginliği azalabilir. Ancak bu kendiliğinden düzelme her hastada beklenen bir sonuç değildir ve durumun şiddeti kişiden kişiye farklılık gösterebilir.
Genel olarak pektus karinatum yaşla birlikte tipik olarak kötüleşmez; bazı hastalarda çıkıntı yetişkinlik boyunca sabit kalarak önemli bir sağlık sorununa yol açmayabilir. Buna karşın bazı hastalarda, özellikle tedavi edilmediğinde, deformite zamanla daha belirgin hâle gelebilir.
Göğüsteki çıkıntı fiziksel rahatsızlığa veya psikolojik sıkıntıya yol açıyorsa doktora başvurulması önerilir. Çocukluk döneminde göğüs duvarının daha esnek olması nedeniyle erken dönemde yapılan değerlendirme ve girişimlerin genellikle daha etkili sonuçlar verdiği bilinmektedir.
Güvercin Göğsü İçin Egzersiz
Güvercin göğsü hastalığı ileri seviyede olmayan bir evrede ise sporla düzelme imkanına sahiptir. Fakat görüntüsü ve belirtileri ileri seviyede ise doktor kontrolü ile cerrahi bir müdahale gerektirebilir.
Cerrahi operasyon sonrasında ise doktor ile iletişim halinde olup söylediğinin aksine bir spor veya aktivite yapılması önerilmemektedir.
Güvercin Göğsü Korse Tedavisi
Güvercin göğsü hastası olan kişiler için cerrahi operasyon gerekli olsa da bazı durumlarda doktor bunu önermez ve korse tedavisine başlar. Özellikle kemik gelişimi tamamlanmamış çocuklarda bu bozukluk ileri seviyede değilse Ortez adı verilen bir korse ile tedaviye başlanır.
Çocuklarda bu korsenin kullanım amacı ise, daha gelişimini tamamlamamış esnek kemik yapının daha rahat şekil alması ile hastalığın tedavi edilmesidir.
Ortez; arkadan kaburgalara önden iman tahtası bölümüne baskı yaparak, göğsün normal şekil almasına yardımcı olan bir aparattır. Bu aparat doktor kontrolü ile 4-6 haftada bir tekrar sıkıştırılarak göğsün şekil alması süreci devam ettirilir.
Güvercin Göğsüne Ne Sebep Olur?
Pektus karinatumun kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, gelişiminde birçok faktörün rol oynadığı düşünülmektedir.
Güvercin göğsünün başlıca nedenlerinden biri, kaburgaları göğüs kemiğine bağlayan kıkırdak dokusunun anormal büyümesidir. Bu anormal büyüme, göğüs kemiğinin dışa itilmesine ve göğsün çıkıntılı bir şekil almasına yol açabilir. Genetik faktörler de pektus karinatumun gelişiminde rol oynayabilir; durum ailesel olarak görülme eğilimindedir.
Duruma katkıda bulunabilecek diğer faktörler arasında Marfan sendromu, skolyoz ve raşitizm gibi bazı tıbbi durumlar sayılabilir. Ayrıca çocukluk ve ergenlik döneminde kambur durma veya öne eğik postür gibi kötü duruş şekilleri de göğüs üzerinde baskı oluşturarak güvercin göğsü gelişimine katkıda bulunabilir.
Güvercin göğsü genellikle sağlığa ciddi bir zarar vermese ve ağrılı olmasa da, özgüven sorunlarına yol açabilir ve ileri vakalarda akciğer ve kalp fonksiyonlarını etkileyebilir.
Sonuç olarak, güvercin göğsünün kesin nedeni tam olarak bilinmese de genetik ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonu ile kıkırdak dokusundaki anormal büyümenin bu duruma katkıda bulunduğu değerlendirilmektedir.
Pektus Karinatumun Olası Komplikasyonları Nelerdir?
Çoğu vakada pektus karinatum ciddi bir komplikasyona yol açmaz. Ancak bazı durumlarda aşağıdaki durumlar ortaya çıkabilir:
- Nefes Darlığı: Sternumdaki çıkıntı akciğerler üzerinde baskı oluşturabilir ve nefes almayı zorlaştırabilir.
- Göğüs Ağrısı: Sternumdaki çıkıntı kalp üzerinde de baskı oluşturarak göğüs ağrısına neden olabilir.
- Özgüven Sorunları: Pektus karinatum, kişinin görünümü konusunda kendini rahatsız hissetmesine bağlı olarak özgüven sorunlarına yol açabilir.
- Kalp Sorunları: Nadir durumlarda pektus karinatum, aritmi ve kalp yetmezliği gibi kalp sorunlarıyla ilişkilendirilebilir.
Güvercin Göğsü Zararları
Genel olarak rahatsız edici belirtiler sayılmazsa sağlığa ciddi bir zararı yoktur. Fakat özellikle ergenlik çağındaki çocuklarda görüldüğünden, o yaştaki çocukların ciddi şekilde etkilenmesi ile psikolojik sorunlar oluşmaktadır. Bu sebeple tedavi olmak isterler.
Göğüs cerrahisi uzmanı kontrolünde tedavi edilen bu rahatsızlık erken yaşlarda kemik gelişimi tamamlanmadan önce yapılırsa daha olumlu sonuçlar alınabilmektedir.
Pektus Karinatumdan Korunmak Mümkün Müdür?
Pektus karinatum, genellikle göğüs duvarının fetal gelişim sırasında şekillenmesiyle ortaya çıkan doğumsal bir durumdur. Bu nedenle, büyük ölçüde genetik faktörlerin ve kontrolümüz dışındaki etkenlerin belirleyici olduğu bu durumu önlemeye yönelik kesin bir yöntem bulunmamaktadır.
Yapılan araştırmalar, genetik faktörlerin pektus karinatum gelişiminde önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Ailede göğüs duvarı deformitesi öyküsü bulunan kişilerde bu durumun görülme olasılığı daha yüksek olabilir. Genetik yatkınlığı değiştirmek mümkün olmadığından, önleme konusunda sınırlı seçenekler bulunmaktadır.
Bu noktada en etkili yaklaşım, durumun erken fark edilmesi ve uygun izlem ile değerlendirme sürecinin başlatılmasıdır.
Ameliyat Sonrası Yaşam Nasıl Şekillenir?
Psikolojik ve Duygusal Uyum: Pektus karinatum ameliyatı sonrası süreç, sadece fiziksel iyileşmeyle sınırlı değildir; aynı zamanda psikolojik ve duygusal uyumu da kapsar. Birçok kişi ameliyat sonrasında özgüven ve beden imajı algısında iyileşme bildirmektedir. Ancak bu duygusal sürecin her kişide farklı şekillerde ilerleyebileceği unutulmamalıdır. Kalıcı duygusal kaygılar veya beden imajı ile ilgili sorunlar için danışmanlık ve destek gruplarından faydalanmak isteyen hastalar bulunabilir.
Fiziksel Aktivite ve Yaşam Tarzı: Ameliyat, kişinin fiziksel kapasitesini ve genel yaşam tarzını önemli ölçüde etkileyebilir. Birçok kişi, göğüs deformitesinin getirdiği kısıtlamalar olmadan daha rahat nefes alabildiğini ve fiziksel aktivitelere katılabildiğini bildirmektedir. Düzenli egzersiz, özellikle göğüs bölgesini güçlendiren hareketler, ameliyat sonrası sonuçların ve genel sağlığın desteklenmesine yardımcı olabilir.
Takip Bakımı: İyileşme sürecinin izlenmesi ve olası sorunların erken fark edilmesi açısından düzenli kontrollere devam edilmesi önemlidir. Cerrah, iyileşmeyi değerlendirmek üzere takip randevuları planlar; ameliyat izi bulunan hastalara ise iz bakımı konusunda yönlendirme yapılabilir.
Türkiye'de Güvercin Göğsü Tedavisi
Pektus Karinatum yani güvercin göğsü hastalığı, göğüs bölgesinde meydana gelen kıkırdak yapının ileriye doğru anormal büyümesi demektir ve bu hastalığın tedavisi Türkiye’de yapılmaktadır.
Türkiye tıp alanında teknolojik anlamda ciddi sıçramalar yaparak birçok hastalığa çözüm getirerek hastalara umut ışığı olmuştur. Genellikle insan hayatını ciddi şekilde olumsuz etkileyen hastalıklar Türkiye’de başarı oranı yüksek bir şekilde yapıldığından, Türkiye yabancı hastalar tarafından sıklıkla tercih edilen ülkeler arasında gelmektedir.
Hastanelerin ve doktorların kalitesi, uygun fiyatlar, Türkiye’deki tatil imkanları, hasta bakıcıların güler yüzlü olması gibi birçok etken de tercih sebeplerini sağlamlaştırmaktadır.
Türkiye'de tedavisi uygulanan güvercin göğüs hastalığının fiyatı ise, hastalığın durumuna, ya
Tıbbi Bilgilendirme.Bu içerik, Vimfay içerik ekibi tarafından alanında uzman hekimlerin katkısıyla hazırlanmıştır. Sitede yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımakta olup tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Vimfay bir aracı kuruluştur; teşhis veya tedavi hizmeti vermez. Şikâyetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka bir hekime başvurunuz.
Süreci birlikte planlayalım
Şikâyetinizi kendi dilinizde iletin; ekibimiz size dönsün.
Ücretsiz Ön DeğerlendirmeYorumlar
İlk yorumu siz yazın.