Endokrinoloji ve Metabolizma
Diyabet, tiroid ve hormon hastalıklarında uzman değerlendirme.
About the Department
Endokrinoloji ve Metabolizma
Endokrinoloji, insan vücudunda salgılanan hormonları, hormonların etkilerini ve hormonal sisteme ait hastalıkları inceleyen tıp dalıdır. İnsan metabolizması ve vücuttaki birçok fonksiyon hormonlar yoluyla çalışmaktadır. Vücutta bulunan hipofiz, tiroid, pankreas ve daha birçok farklı organ bu hormonların salgılanmasında görev almaktadır. Bu organların hormon salgı düzeyleri bağışıklık sistemi, yapısal bozukluklar, beslenme bozuklukları gibi farklı sebeplere bağlı olarak gerektiğinden daha yüksek ya da az olabilmektedir. Hormonal seviyedeki bu anormal değişiklikler vücutta birçok fonksiyona etki edebilmekte, sağlık problemlerine yol açabilmektedir. Obezite, diyabet, guatr, yüksek tansiyon gibi hastalıklar farklı vücut sistemlerini etkileyebilir. Endokrinoloji uzmanları bu hastalıkların tespiti ve tedavi sürecinin planlanmasında rol alır. Uygun tıbbi takip ile hastalıkların kontrol altına alınması ve yaşam kalitesinin desteklenmesi hedeflenir. Belirti ve şikayetleriniz için mutlaka bir hekime danışmanız önemlidir.
Diyabet

Diyabet, vücutta yeteri kadar insülin hormonu salgılanamaması ya da salgılanan insülin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması durumunda meydana gelen bir hastalıktır. Sağlıklı bir vücutta üretilen insülin hormonu, besinlerle alınan glukozun (şeker) kana karıştıktan sonra hücreye geçişini sağlar. Böylelikle hücre içerisine giren glukoz, vücut için enerji üretiminde kullanılabilir hale gelir. İnsülin hormonu salgılanamadığı ya da kullanılamadığı durumlarda kanda bulunan glukoz hücre içine geçemez ve kandaki şeker oranı yükselmeye başlar.
Genel referans aralıkları olarak açlık kan şekeri düzeyinin 100 mg/dl, tokluk kan şekeri düzeyinin ise 140 mg/dl seviyelerinin altında olması beklenir; ancak bu değerler kişiden kişiye ve kullanılan referans sistemine göre değişebilir. Açlık kan şekeri düzeyinin yükselmesi, gizli şeker veya diyabet göstergesi olabilir. Kesin tanı ve değerlendirme için ilgili laboratuvar sonuçlarının bir hekim tarafından yorumlanması gerekmektedir. Diyabet hastalığı Tip 1 ve Tip 2 olmak üzere iki gruba ayrılır. Tip 1 diyabet çoğunlukla genç yaşlarda ortaya çıkar ve insülin hormonu eksikliğinden kaynaklanır.
Pankreas isimli organda bulunan ve insülin hormonu üretimini sağlayan hücrelere kişinin kendi bağışıklık sistemi tarafından hasar verilmesi sonucu bu hücreler eksik insülin salgılayabilir ya da salgıyı tamamen durdurabilir. Bu nedenle Tip 1 diyabet, güncel tıbbi bilgiler doğrultusunda tamamen ortadan kaldırılabilen bir hastalık olarak kabul edilmemektedir. Dışarıdan deri altı enjeksiyon yolu ile verilen insülin takviyeleri, düzenli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite ile Tip 1 diyabetin kontrol altında tutulması desteklenebilir. Tip 1 diyabetin sık görülen belirtileri arasında çok idrar ve sık idrar yapma, çok fazla su içme ve kilo verme sayılabilir.
Tip 1 diyabeti olan kişilerin diğer vücut sistemlerinin etkilenmesini önlemek amacıyla düzenli sağlık taramaları yaptırmaları ve kan şekerlerini düzenli olarak takip etmeleri önerilir. Tip 2 diyabet ise her yaşta görülebilir ve özellikle obezite, stres, beslenme bozuklukları, yetersiz fiziksel aktivite, ailede diyabet öyküsü gibi etkenlerle ilişkilendirilir. Tip 2 diyabet tedavisinin ilk aşaması genellikle düzenli beslenme, düzenli egzersiz, yaşam tarzı değişiklikleri ve kilo kontrolü gibi girişimlerden oluşur. Bunların yeterli olmadığı durumlarda hekimin değerlendirmesi doğrultusunda ilaç tedavisi ve/veya insülin enjeksiyonlarına geçilebilir. Tip 2 diyabette de kan şekeri takibinin düzenli yapılması önemlidir. Diyabet, uygun tıbbi takip ile kontrol edilebilen bir hastalıktır; tedavi ve izlem planı için hekiminize danışmanız önerilir.
Tiroid Hastalıkları

Tiroid, soluk borusu önünde bulunan ve vücutta birçok göreve yönelik hormonların salgısından sorumlu bir organdır. Tiroidden salgılanan hormonlar kana karışarak vücuda yayılır ve önemli metabolik süreçleri etkiler. Tiroid bezinin hormon salgılama görevini tetikleyen hormon TSH'tır. TSH, beynin ortasında bulunan küçük bir yapı olan hipofiz bezi tarafından salgılanır ve kana karışarak tiroidi hormon salgılaması için uyarır. Tiroid yeteri kadar hormon salgılamadığında hipofiz, tiroidi daha fazla uyarmak amacıyla daha fazla TSH salgılayabilir. Bu duruma hipotiroidi adı verilir; bu durumda TSH düzeyi yüksek olmasına rağmen tiroid tarafından salgılanan hormon seviyesi düşük olabilir.
Hipotiroidide sık görülen belirtiler arasında halsizlik, kabızlık, ses kısıklığı, cilt kuruluğu, adet döngüsünde bozulma, kilo alma, soğuk hassasiyeti, terleme ve uyku düzeninde değişiklik sayılabilir. Hipotiroidinin farklı nedenleri olabileceğinden, hekim problemin kaynağını değerlendirerek uygun tedavi yaklaşımını belirler. Tiroid salgısı sorunsuz gerçekleştiğinde kandaki TSH düzeyi azalarak tiroidin uyarımını dengeler. Kimi zaman hipofiz kaynaklı ya da tiroid kaynaklı olarak gerekenden fazla tiroid salgısı gerçekleşebilir.
Bu durum hipertiroidi olarak adlandırılır. Hipertiroidinin sık görülen belirtileri arasında kalp çarpıntısı, ellerde titreme, kilo kaybı, sinirlilik hali, heyecanlanma, duygu durumunda değişiklik, aşırı terleme, sıcak hassasiyeti, halsizlik, yorgunluk, saç dökülmesi ve adet düzensizliği sayılabilir. Hipertiroidi tedavisinde hekim kontrolünde tiroid ilaçları kullanılarak hormon salgısının azaltılması hedeflenebilir; belirli durumlarda radyoaktif iyot tedavisi de değerlendirilebilir. Tiroid bezinin büyümesiyle gelişen guatr hastalığı, kimi zaman belirti vermezken kimi zaman ağrı, öksürük, nefes darlığı gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Guatr tedavisinde hekimin değerlendirmesi doğrultusunda ilaç tedavisi, cerrahi girişim veya radyoaktif iyot tedavisi gibi yöntemler uygulanabilir. Tiroid, vücutta birçok sisteme etki eden bir organ olduğundan, tiroid hastalıklarının takibi genel sağlık açısından önem taşır. Belirtileriniz için bir endokrinoloji uzmanına başvurmanız önerilir.
Hipofiz Hastalıkları

Hipofiz bezi, beynin hemen altında bulunan ve endokrin sisteme dahil bir organdır. Salgıladığı hormonlar yoluyla vücutta hem birçok sisteme hem de tiroit bezi, böbrek üstü bezi gibi diğer salgı bezlerinin uyarılmasına hizmet eder; endokrin sistemin düzenlenmesinde önemli bir role sahiptir.
Hipofiz bezinden salgılanan farklı hormonların vücuttaki etkileri çeşitlilik gösterir. Bu hormonlar yoluyla duygu durumunun düzenlenmesi, tiroit bezinin aktivasyonu, kadınlarda yumurta oluşumu ve östrojen salgısı, erkeklerde sperm oluşumu ve testosteron salgısı, büyüme hormonu salgısı, böbreklerde su emilimi, doğum sürecindeki kasılmalar ve süt bezlerinin uyarılması gibi birçok işlev desteklenir.
Hipofiz bezinin endokrin sistemin geri kalanıyla yakın ilişkisi ve vücudun birçok sistemine etki etmesi nedeniyle hipofiz bezi hastalıkları önemli sağlık sorunları arasında değerlendirilir. Salgılanan hormon tiplerinin eksikliğine ya da fazlalığına göre farklı hastalıklar ortaya çıkabilir. Bunlardan bazıları büyüme hormonu eksikliği, cushing hastalığı, akromegali, gigantizm, hipofiz adenomları ve hipofiz bezi tümörleridir. Hipofiz adenomları ve tümörleri, hipofizi farklı şekillerde etkileyebilir ve kimi zaman hormonal dengesizliklere yol açarak başka hastalıklara da neden olabilir.
Büyüme hormonu eksikliği kimi hastalarda doğuştan görülebileceği gibi, kimi hastalarda tümör veya kafa travması gibi sonradan gelişen bir durumun sonucunda da ortaya çıkabilir. Büyüme hormonu eksikliği nedeniyle boy kısalığı görülebilir, cinsel gelişim zamanında tamamlanmayabilir ve hastada başka fiziksel bulgular gözlenebilir. Cushing hastalığı, hipofiz bezinden salgılanan ACTH hormonunun fazla salgılanması sonucu meydana gelir.
Bu hormonun fazla salgılanması böbrek üstü bezlerde de hormon salgısını artırabilir ve vücutta protein kaybına yol açabilir. Bu protein kaybı nedeniyle hastada kas zayıflığı, cilt ve kemik hassasiyeti ile ağrılar görülebilir. Cushing hastalığı olan kişilerde belirli fiziksel değişiklikler de gözlenebilir.
Vücuttaki yağ birikimi nedeniyle yüz ve karın bölgelerinde şişkinlik görülürken kol ve bacaklarda orantısız bir zayıflık dikkat çekebilir. Akromegali ve gigantizm, büyüme hormonunun olması gerekenden fazla salgılanması nedeniyle ortaya çıkar. Çocukluk döneminde fazla salgılanan büyüme hormonu gigantizm (devlik) ile sonuçlanabilirken, 30 yaş sonrasında büyüme hormonundaki artış akromegali ile ilişkilendirilir. Akromegalide ilk belirtiler arasında ellerin ve ayakların büyümesi, alın ve çenede büyüme ve öne çıkıklık, ciltte kalınlaşma, burun ve dilde büyüme sayılabilir. Bu fiziksel değişikliklerin yanı sıra görme problemleri, yorgunluk ve cinsel isteksizlik gibi bulgular da görülebilir.
Gigantizmde çocuk yaşta başlaması nedeniyle aşırı boy uzaması ve devlik ortaya çıkabilir. Hipofiz hastalıkları, takip ve tedavi edilmediği durumlarda ciddi sağlık sorunlarına ve kalıcı etkilere yol açabilecek hastalıklar arasında yer alır. Bu nedenle hipofiz problemi olan kişilerin ilgili hekim ile düzenli kontrol ve tedavi sürecini sürdürmesi önemlidir.
Vimfay ile Endokrinoloji ve Metabolizma Koordinasyonu
Vimfay, sağlık kuruluşu değil, uluslararası sağlık turizmi alanında hasta ile tedavi süreci arasında koordinasyon ve asistanlık hizmeti sunan bir aracı kuruluştur. Endokrinoloji ve metabolizma alanında değerlendirme, tanı veya tedavi süreci arayan kişiler için, işleyişin ilgili sağlık kuruluşları ve hekimler tarafından yürütülmesi esastır; Vimfay bu süreçte randevu, iletişim ve organizasyon aşamalarında destek sağlar. SGK veya sigorta kapsamına ilişkin güncel ve resmi bilgiler için SGK'nın resmi listesi veya e-Devlet üzerinden teyit alınması önerilir. Herhangi bir belirti, tanı veya tedavi kararı için mutlaka ilgili alanda uzman bir hekime danışılmalıdır.
How does the process work?
You submit your complaint, our medical team performs a preliminary assessment, identifies the appropriate specialist and accredited center, and presents a transparent treatment plan and offer.
What's included?
Medical coordination, appointment and center organization, travel & transfer, accommodation, interpreter and remote post-treatment follow-up.
Related Health Guide Content
Diabetic Foot Ulcer: Causes, Stages, and Treatment

Type 2 Diabetes: A Comprehensive Guide
Type 2 Diabetes is a metabolic disorder in which the body cannot effectively utilize insulin hormone or produce sufficient amounts of it. Insulin is a key hormone that helps transport blood sugar to cells, assisting in…
Porphyria: The Vampire Disease
Porphyria, commonly known as the vampire disease, is a rare genetic metabolic disorder. This condition causes certain symptoms that have led to its popular association with vampirism. Porphyria is a difficult-to-treat…
Thyroid Gland Enlargement: Symptoms, Causes, and Treatment
Goiter can be defined as abnormal enlargement of the thyroid gland. The thyroid gland's function is to produce hormones that regulate metabolism in the body. Imbalance of these hormones leads to growth of the thyroid…
Thyroid Gland Diseases and Treatment Methods
The thyroid gland is a small organ that produces and secretes hormones essential for the proper functioning of our body. These hormones regulate our metabolic rate, energy production, and many other vital functions.…
Radioactive Iodine Therapy: Treatment Method for Thyroid Disorders
Radioactive iodine therapy is a medical treatment method that utilizes radioactive iodine and is preferred especially in the treatment of thyroid gland disorders. This treatment method, thanks to the property of…